Enderun-u Humayun Mektebi Alisine Mahsus Talimattır

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız...)

Enderun Mektebi Talimatı orijinal adıyla Enderun-u Humayun Mekteb-i Alisine Mahsus Talimat Enderun Mektebi hakkında yaptığım araştırmalar sırasında arşiv taramasında karşılaştığım en ilginç dökümanlardan biridir.

Enderun Mektebi, Osmanlı Devleti ve Türk Eğitim tarihimizin en nadide kurumlarından biridir. Medeniyetimize özgü yapısı, işleyişi ve çıkmaları ile asırlarca Devlet-i Aliyeye hizmet ederek kendi yaşadığı devrin zirvesi olmuş hem de içinde yaşadığı sistemi zirvede tutmayı başarmıştır.

Başarıları, göz kamaştırıcı yaşamı kadar; beş asrın sonunda sistem dışı kalması, devlet ile birlikte inkıraza giden süreçten silkinip kurtulamaması ve günümüze yansıyan yönleri ile araştırmacılar için hala zengin bir alandır.

Enderun Mektebi’ni ilginç kılan en önemli özelliklerinden birisi değerinin kendi devrinde de anlaşılmış olmasıdır. Değerinin anlaşılması olgusu sadece mensuplarına yani Enderunlulara dair bir olgu değildir. Enderun zirve olduğu dönemde devletlerarası ilgi görmüş Dünyanın dört bir yanından farklı devlet adamlarının, seyyahların, yazarların ve araştırmacıların odağında bir kurumdur. Günümüzde bu ilgili hala devam etmektedir.

İsmiyle müsemma deruniliği, devletin en gizli mekanında en kritik insan kaynağına ve verilere sahip olması her devirde herkesin gözdesi olmasına neden olmuştur. Avrupalı yazar ve ressamların; Topkapı Sarayı’nın Babussaade kapısına kadar olan bölümleri için gözlemlerine, hayallerine veya her ikisini yoğurarak ürettikleri eserlerde Enderun’a dair detaylara pek sık rastlanmamaktadır.  Babüssaade adeta bir hudut karakolu gibi Enderun’u bu ilgiden korumuştur.  Enderun hakkında üretilen görsellerin büyük kısmı yine Enderunlu minyatür ustalarına, Enderun’a dair anlatılar da Enderunlu zevata aittir. Yabancıların Enderun’a dair üretimlerinin büyük kısmının kaynağı da bu iki eser grubundan oluşmaktadır. Venedik tersanelerindeki Türk yasağı gibi Enderun’a dair ecnebi yasağı da Topkapı Sarayı’nın en derin avlusunu her devirde yabancılar için cazip kılmıştır.

Enderun Mektebi’nin 1901 de rika hattıyla hazırlanarak Hazine-i Hümayun Kethudalığı tarafından mühürlenen talimatı mektebin işleyişine dair önemli detaylar içermektedir. Otuzsekiz sayfadan oluşan talimatın ilk yirmiki sayfalık kısmı günümüz eğitim mevzuatındaki yönetmeliklerin şekil özelliklerine büyük benzerlik göstermektedir. Diğer onaltı sayfalık kısmı ise personelin özlük haklarına dair hukuki düzenlemelerden oluşmaktadır. Çalışmamızda ellibeş maddelik kısmından oluşan, mektebin işleyişine dair bölümler ile mektebin müfredat programlarının bulunduğu bölümler konu edilmiştir.

Talimat ENDERUN-U HUMAYUN MEKTEB-I ALİYESİNE MAHSUS TALİMATDIR başlığı ile başlamaktadır. Bu bölümde okul görevlilerinin kimler olduğundan ve görevlerinden, okulda kullanılacak resmi defter ve kayıtlar ile ne amaçla kullanılacaklarına dair maddelerden oluşmaktadır. Ardından gelen onbir maddede MUALLİMLERİN VEZAİFİ bölümünde öğretmenlerin okul içindeki uyması gerekli kurallar hakkında detaylı izahat bulunmaktadır. Takip eden onaltı maddede ŞAKİRDANIN VEZAİFİ bölümü ile öğrencilerin okul içi ve dışında, yatılılık hayatında uyması gerekli kurallar açıklanmaktadır. Sonraki on maddelik  MÜKAFAT bölümünde öğrencilerin hangi olumlu davranışlarının ne şekilde ödüllendirileceği, ödüllerin cezaların affına etkisi, ödüllerin ders başarılarına katkılarına dair düzenlemeler bulunmaktadır. Dört maddelik MÜCAZAT bölümü öğrencilerin olumsuz davranışları neticesinde alabilecekleri cezalar  anlatılmakta ve sınıflandırılmaktadır. Ödül ve cezalar arasında mukayese yapılacak olursa ödüllerin baskınlığı dikkat çekici durumdadır. Ödül ve cezaların birbirini etkileyen ve öğrenci lehine işleyen sarmal kurallar yapısı ilginç bir eğitim tecrübesi olarak karşınıza çıkmaktadır. İMTİHAN bölümü on madde ile mektebin ölçme ve değerlendirme sistemini, sınav sistemini, puanlama, ders geçme, sınıf geçme ve mezun olma koşullarını açıkça ortaya koymaktadır. Yedi yıla programlanmış haftalık ders çizelgeleri hangi dersin haftada kaç saat okutulacağını, hangi derste hangi kitabın okutulacağını, hangi dersi hangi muallimlerin okutacağını göstermektedir.

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız...)

Arşiv belgeleri üzerinde yaptığım araştırmalarda okulun Hazine-i Hümayun Kethudalığı’na bağlı olarak faaliyet gösterdiğini ve mezunlarının dönemin en gözde üst öğrenim kurumlarına yerleştirildiğine şahit oldum. Müesseseye dönemin sultanı II. Abdühamid’in özel önem verdiği ve gözde kurumlarından biri olduğu anlaşılmaktadır. Bu özel ilgi 1912 yılında kurumun İttihat ve Terakki hükümeti tarafından lağvına neden olacaktır. 1918 yılında İttihat ve Terakki hükümetinin iktidardan düşmesinden birkaç gün sonra tekrar hizmete girmesi durumu daha ilginç hale getirmiştir. İşgal altındaki İstanbul’da kurumun durumu hakkında sonraki yayınlarda yer verilecektir.

Kitap yayına hazırlanırken tarih araştırmacılarının yanında farklı disiplinlere mensup araştırmacıların ve genel okuyucunun da ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için orijinal talimat metni ile birlikte; talimatın transkripsiyonu ve transkripsiyon metninin günümüz konuşma diline uygun sadeleştirilmesi yapıldı. Sadeleştirmede, kırık meal uygulamasındaki gibi birebir kelime-kavram-terim sadeleştirilmesi yerine anlamca en yakın cümleler kurulması tercih edildi. Bu işlem yapılırken metnin genel şekil özelliklerine ve madde sıralamasına sadık kalındı. Sadeleştirme metni içinde genç okuyucuların akıştan kopmaması için sık kullanılan kavram ve terimler yer yer parantez içinde verilmiş olup orijinal metinde parantez bulunmamaktadır.. Yine transkripsiyon ve sadeleştirme metinlerindeki önemli terimler orijinal metinden farklı olarak major karakterler ile (büyük harf) ile yazılmıştır. Osmanlı eğitim sistemine ve kurumlarına aşina olmayan okuyucular için metinde geçen önemli terim, görevli, belge ve kurum vb. metinde geçen terimlere ait kısa bir sözlük eserin sonuna eklenmiştir. Osmanlı alfabesi ile yazılmış metinlerden uzman desteği almadan yararlanamayan araştırmacılar transkripsiyon metnini esas amalıdırlar.

Enderun Mektebi’nin okuyucuların zihninde canlanabilmesi için kitaba; Enderun Mektebi’ne dair arşiv belgelerinden oluşan, resmi yazı, öğrenci listesi, imtihan çizelgesi, şehadetname (diploma) teftiş raporu, gravür, minyatür, kroki ve fotoğraflardan oluşan yirmi adet görsel EKLER bölümüne yerleştirilmiştir.

Enderun Mektebi Talimatını, Enderun Mektebi hakkında daha önce yayınlanan kitabımın eki olarak düşünmüştüm. Benzer birkaç ek ile birlikte kitabın hacmi beklentilerin çok üstünde olduğundan ve yayına getireceği ekonomik yükten ötürü baskıya girmeden önce yayından çıkartılmasına karar verildi. Uzun süre sonra da olsa yayınlama fırsatı bulabilmek heyecan verici bir deneyim oldu. Yayının Covid-19 sürecine rast gelmesi takvime düşülmüş hüzünlü bir hatıra olarak kalacaktır.

Enderun Mektebi hakkında gölgede kalmış konuların günışığına kavuşturulmasına ve bu alanda yapılacak araştırmalara önemli katkılar sunacağına inandığım çalışmanın hayırlara vesile olmasını dilerim.

Erol KÖMÜR

Mayıs-2020

İSTANBUL

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

(Kitaba erişim bağlantısı için tıklayınız...)

Reklamlar