Demirhan YILMAZ

MİLLİ MÜCADELEDE EĞİTİMİN ÖNEMİ VE BİLİNMEYEN YÜZÜ

MİLLİ MÜCADELEDE EĞİTİMİN ÖNEMİ VE BİLİNMEYEN YÜZÜ

Milli Mücadele döneminin bilinmeyen bir yönü de Karabekir Paşa’nın eğitimle uğraşmasıdır.Ne yazık ki Milli Mücadelemizin ilk beş kahramanı arasında yer almasına rağmen Karabekir Paşa’nın eğitim yönünü tarih araştırmacıları es geçmişlerdir.Mustafa Kemal ATATÜRK ve İsmet Paşa batı cephesinde olağanüstü mücadeleler sergilerken, O da doğu cephesinde hem Ruslara, hem de Ermeni çetelerine karşı son derece de önemli mücadeleler sergilemiştir.Doğu cephesini güvenlik altına alan Kazım Karabekir, emri altındaki kuvvetleri , bütün cephane ve mühimmatı hızla batıya kaydırmıştır.Batı cephesinin imdadına tam zamanında yetişmesi açısından da önem arz eder.Ayrıca O, 15.Kolordu Komutanı sıfatıyla Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine uymayıp birliklerini teslim etmeyen tek komutan olma unvanını da elinde tutmaktadır.

Bugüne kadar tarih kitaplarında Karabekir Paşa’nın daha çok askeri ve siyasi özelliklerinden bahsedilmiştir.Halbuki O’ndan Atatürk şöyle bahsetmiştir: “Karabekir Paşa , eğitim,dil ve tarih konularıyla uğraşmış bir arkadaşımızdır.’’ Eğitim bütün milletlerin vazgeçemeyecekleri bir unsur olduğuna göre, bu açıdan Karabekir’in eğitimi de Türk Milleti açısından son derece önemli ve ciddi bir konudur.Türk tarihini baştan sonra karıştırdığımız zaman hep eğitim sahasında yenilikler yapılmaya çalışılmış.Ama ne yazık ki bu alanda gerçek mana da bir başarı söz konusu olmamıştır.Başarıya ulaştı gibi gözüken ıslahatlarda pek kalıcı olmamıştır.

 

Karabekir Paşa,daha Milli Mücadele’nin başından beri Atatürk’e bağlılığını göstermiş ve O’na İstanbul hükümeti,Mustafa Kemal’i tutukla demesine rağmen, O bu emre uymayıp, “Bütün Kolordumla yine emrinizdeyim, bütün emriniz yine eskisi gibi derhal yerine getirilecektir.’’Demiştir.Karabekir, doğu cephesinde bulunduğu sırada Ermeni zulmü ve savaşın soğuk yüzü nedeniyle yetim ve öksüz düşmüş, hiçbir kimsesi olmayan zavallı gariban binlerce çocuğu alıp eğitmiştir.O bu cephede hem halkı, hem de adı geçen bu çocukları milli duygularla donatmış ve motive etmiştir.Bir yandan bu yetim çocukları besleyip barındırırken, diğer yandan da bu çocukların eğitimleriyle yakından ilgilenmiştir.Hatta okullar, kurslar açmış.Bundan başka tiyatro gibi etkinliklerde düzenlemiştir.

Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında daha ziyade eğitimin İstanbul’da verildiği, Anadolu’ya pek ehemmiyet verilmediği aşikardır.Milli Mücadele ile birlikte ve T.B.M.M açıldıktan sonra 15 Temmuz 1921’de Maarif Kongresi toplanmıştır.Böylelikle eski eğitim sistemi rafa kaldırılmış oldu.Artık eğitimde yeni bazı esaslar söz konusudur.Cumhuriyet ile birlikte yabancı uzmanlar getirilmiş ve onlardan tavsiyeler alınmış.Böylelikle yeni devletin eğitim sistemi ile bazı gerçekler oluşturulmaya çalışılmıştır.Nitekim 1919-1923 yıllarında Karabekir Paşa’da kendine has eğitimle ilgili bazı gerçekleri tespit edebilmişti.Doğu cephesinde bir yandan askeri harekatı yöneten, diğer taraftan cahillik ve fakirliğe karşı savaş açmış pek yiğit bir paşa vardı.Peki böyle bir atmosfer nasıl oluşmuştu?Doğaldır ki Ermeni katliamları ve Rus işkencesi ile inim inim inleyen insanların yüzlerini biraz olsun güldürmek ve çekilen işkencenin sızısını dindirmek gayretinden ileri gelmektedir.Mustafa Kemal Paşa’da Sakarya Savaşı esnasında 1921’de maarif kongresini toplamamış mıydı?Hal böyle iken biz Türkler kalemi her zaman kılıçtan üstün tutmuşuzdur.Bu anlamda Karabekir Paşa’nın “İstiklal Harbimiz,Çocuk Davamız, Öğüdlerim, Şarkılı İbret’’ ve İstanbul’daki özel müzesindeki daha başka materyaller dikkatlice incelenirse eğitime verdiği önem rahatlıkla anlaşılacaktır.O “Çocuk Davamız’’ isimli eserinde şehit yavrularını nasıl toplayıp, eğittiğini anlatmaktadır.Paşa, Milli Mücadele’nin o kadar çetin geçen dönemlerinde 8-12 yaş grubu yetim düşmüş çocukları alıp, nasıl okuttuğunu anlatmaktadır.Bundan başka “Şarkılı İbret’’isimli eserini de sanata yatkın olan çocuklar için, bizatihi tamamının kendisi tarafından yazılmış eğitici birtakım şarkı ve oyunlar içermektedir.Her tarihçinin bildiği üzere “Varlık Gazetesi’’ matbaasında Karabekir’in bizzat eğittiği kimsesiz çocuklar çalışmaktadır.Bu yetimler, gerçekten Milli Mücadelenin de ateşli bir savunucusu konumundaydılar.Sarıkamış ve Kars ile havalisinde Kuva-yı Milliye ruhunu bu çocuklar teşkil ediyordu.Meclisin açılmasıyla birlikte Paşa, bazı önemli konuşmalarla dönemin milli eğitiminden sorumlu bakanına da yardımda bulunmuştur.Karabekir’in yetiştirdiği öğrencilerden birisi de Orgeneral Zeki İLTER komutanımızdır.Karabekir Paşa döneminde Türkler arasında zanaatkar olmadığını düşünecek olursak ve de Paşa bu zamanda yanına aldığı yetim ve öksüzlerin kimini kuyumcu, kimini demirci, terzi,kunduracı ve silah ile cephane yapımında istihdam ettiğini düşünecek olursak, ayrıca 6000 çocuğu okutup, bunun 3000 ni sanatkar yapmışsa çağın o koşullarında büyük bir iş başardığı ortadadır.Örnekleri çoğaltmak mümkün ama bu kadar önemli bir iş başaran Paşa’nın kısa özgeçmişini vermeden de geçmeyelim.

Karabekir, 1882’de İstanbul’da doğdu.Babası aslen Karamanlı Mehmet Emin Paşa dır.Aile Selçuklu Türklerindendir.Ortaokulu Fatih Askeri Rüştiyesinde, liseyi de Kuleli Askeri İdadisinde okudu.Harbiye’den 1902’de birincilikle çıktı.1905’te Harp Akademisini yine birincilikle bitirip kurmay yüzbaşı oldu.Manastır’da Bulgar ve Rum komitelerini yenilgiye uğrattı.Sonra Kolağası(önyüzbaşı) rütbesini aldı.1907’de İstanbul Harbiye Mektebinde öğretmenlik yaptı.Edirne’de 3. Fırka erkanı harpliğine getirildi.İstanbul’da çıkan 31 Mart vakasını bastıran hareket ordusunun 2.Tümen komutanlığını yapmıştır.Paşa, Çanakkale Savaşı’nda artık miralaydır.Irak cephesinde 18.Kolordu komutanıdır.1917’de Diyarbakır’da 2.Kolordu komutanlığı yaptı.Bu esnada 2.ordu komutanlığı vekilliğini de yürüttü.1918’de 1. Kafkas Kolordu komutanı sıfatıyla Erzincan ve Erzurum’u düşman işgalinden kurtarmıştır.Sarıkamış, Kars ve Gümrü’yü ele geçirdiği için kendisi Tuğgeneralliğe terfi ettirilmiştir.Mütarekeden sonra Erkan-ı Harbiye Umumiye Reisliğine İstanbul’a çağrılmış.Ama vatan bu haldeyken O masa başında çaresiz oturmanın vatana ihanet olacağını düşünmüştü.İşte bu andan itibaren Mustafa Kemal ile birlikte Şişli’deki evinde Milli Mücadeleyi planlamışlardır.Karabekir Paşa,Milli Mücadele’nin Erzurum’dan başlatılabileceğine inanmıştı.Erzurum ve Sivas Kongrelerinin hazırlanışında büyük emeği geçmiştir.Ayrıca üstün bir ahlak ve fazilet mücadelesi sergilemiş, beraber yürüdüğü arkadaşı na ihanet etmemiş.Tutuklama emrini şiddetle reddetmiştir.Şark Cephesi komutanı olarak Kars ve havalisini kurtardı.Böylelikle Korgenerallik rütbesine layık oldu.Gümrü ve Kars Antlaşmalarında Türk heyeti başkanıydı.Edirne ve İstanbul milletvekilliği yapmış.Zafer sonrası 1.Ordu Müfettişi oldu. “İzmir Suikastı’’ ile ilgili olarak dava edildilerse de İzmir İstiklal Mahkemesi suikastla Karabekir’in en küçük bir alakasının olmadığını görmüş ve beraatına karar vermiştir.5 Ağustos 1946’da T.B.M.M başkanlığına seçildi.26 Ocak 1948’de görevi başında ve çok sevdiği ülkesine hizmet ederken vefat etmiştir.Eğitimci Paşamız, Fransızca,Almanca ve Rusça bilirdi. “Kazım Karabekir ve Eğitimi’’ üzerine Prof.Dr.Nuri KÖSTÜKLÜ hocamızın da çok güzel bir eseri mevcuttur.Arzu edenler daha detaylı olarak bu eserden istifade edebilirler. Karabekir Paşa’nın açtığı okullarda sürekli söylenen, bir yandan milli bilinç, diğer yandan çocukları kendine güven duyması için bestelenen marş ile sözlerimizi noktalıyoruz.Ruhu şadolsun…

TÜRK YILMAZ MARŞI

Çelik gibi kollu tunçtan ayaklı

Türk hiç yılar mı Türk hiç yılar mı?

Türk yılmaz Türk yılmaz

Cihan yıkılsa Türk yılmaz DEMİRHAN YILMAZ

TARİH BİLİM UZMANI

demirhan.yilmaz76hotmail.com

etarih istatistik

Makale Görünüm Sayısı
26004852

Üye Kaydı ve Girişi

82 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi