Demirhan YILMAZ

LABORATUAR DESTEKLİ TARİH ÖĞRETİMİ

LABORATUAR DESTEKLİ TARİH ÖĞRETİMİ

Evet evet yanlış okumadınız.Laboratuar destekli tarih öğretimi.Alışık olmadığımız bir tabir değil mi?Fen bilimlerinde çok sık kullanılan bir ifadenin tarih bilimi etrafında uçuşması pek sık karşılaştığımız bir olay değildir herhalde.İnsanoğlu sürekli bir ilerleme ve arayış içerisindedir.Daha önce bilgisayar destekli tarih öğretimi üzerine çalışmalarımız ve yazılarımız olmuştu. Hatta fıkra destekli tarih öğretimi üzerine master tezimi hazırlamış,kitap olarak ta yayınlamıştım.Şimdilerde yeni bir projeyi kendime ilke edindim.Eminim ki Türkiye’de bir ilki gerçekleştireceğiz…

Bugüne kadar tarihi olayların bir analizden geçirilmesi, laboratuar ortamında deneyinin yapılabilmesi mümkün değildi.Ama her bilimde olduğu gibi tarihte de yaparak ve yaşayarak öğrencilerimizin konuları daha iyi kavrayabilmesi mümkündür.İçimizden bazılarının ne yani, bu öğretmenimiz “Çanakkale Savaşı’’nı ya da “Milli Mücadele’’ dönemini tekrar mı canlandıracak dediklerini duyabiliyorum.Evet bu iki şekilde mümkündür.Birincisi derslerimde sıkça kullandığım drama yöntemiyle öğrencilerimizin geçmişte olan hadiseleri canlandırmasıdır ki; öğrenci burada hem konuyu kavramış olarak karşımıza çıkıyor, hem de tarih biliminden zevk alarak bu bilimin sıcak yüzüyle tanışmış oluyor.Öğrenci tarihi hadiseyi canlandırırken bazen kendisini o kadar kaptırıyor ki Çanakkale cephesi aktarımında gözyaşlarına hakim olamıyor.Öte yandan Sakarya Muharebesi’nde öylesine deşarj oluyorlar ki sanki zafer kazanmış büyük komutan edasıyla yürüyüp, benimle veya diğer arkadaşlarıyla öyle muhatap oluyor.İşte drama yöntemiyle Tarih öğretiminde biz kendi okulumuzun gerçek kahramanlarını çıkartıyoruz.Bu bağlamda Türk tarihinin gerçek kahramanlarıyla özdeşim kuran genç , beyaz perdenin sahte jönlerine de ihtiyaç duymamaktır.Öte yandan kendisini,ailesini ve toplumu zor durumlarda bırakacak olumsuz davranışlarda sergilemeyecektir.Bu bilimsel öğretim yöntemiyle enerjisi doğru yola kanalize edilen gencin okul ve toplum suçu işlemesi hemen hemen imkansız hale getirilmiş oluyor.Elbette drama yöntemi şimdiye kadar birçok sahada kullanılmıştır.Ama drama tarihle tanışmaktan ayrıca mutluluk duymuştur. Ne dersiniz denemekten bir şey kaybeder miyiz?Sevgili arkadaşlarımın zaman ve müfredatın yoğunluğunu bahane etmemesini dilerim.Burada ki hadise zamanı etkili kullanmak ile ilgilidir.Yani bu doğru zamanda doğru istasyonda bulunmak gibi bir şey.Gelelim asıl konumuza .Tarihte yaparak ve yaşayarak öğrenebileceğimiz ikinci ve en önemli etkili yöntem de okul bünyesinde açacağımız bir tarih laboratuarıdır.Bazılarımız isterlerse buna bir okul müzesi diyebilir.Önemli olan ismi değil.İçeriğinin bize verdikleridir.Ben kendi adıma öğrencilerimle birlikte okul bünyesinde böyle bir atmosfer hazırlayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.2005-2006 eğitim-öğretim yılında bir müzede bulunabilecek bütün etnoğrafik malzemeleri, öğrencilerimle topladım.(Likya, Roma,Selçuklu,Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerine ait bulabildiğimiz hayatın her alanındaki eşyalar…)

Toplanan malzemelerin sergileneceği yer, ses ve ışıkta bir o kadar önemli olduğu için cam bölmeler, ışık ve ses efektleriyle desteklenip, benzerine az rastlanır muazzam bir ortam oluşturuldu.Sonrasında ne mi oldu?Çanakkale Cephesini işliyorsak laboratuarımıza gidiyoruz.Sarıkamış Harekatı için orayı ziyaret ediyoruz.Likyalılar için oraya gidip, yerinde küçücük bir deney yapıyoruz.Öğrencilerimi adeta bir zaman tünelinden geçiriyorum.Zamana yolculuk hem de gerçek objelerle desteklenmiş bir ortam.Eminim hepiniz okulunuzda küçük bir Topkapı Sarayı inşa edebilirsiniz.Hepiniz küçük bir Çanakkale cephesi inşa edebilirsiniz, bizim yaptığımız gibi Çanakkale’de kullanılmış eski bir silah ve resimler bulabilirsiniz.Projeksiyon cihazınızla bunları perdeye yansıtıp, savaştaki sesleri de verdiniz mi, oldu size bir deney laboratuarı.İnanın öğrencileriniz Çanakkale Cephesinde veya Sakarya’da, İnönü mevzilerinde, Dumlupınar’da, Kocatepe’de aslanlar gibi vuruşacak.Lütfen onların Mustafa Kemaller , Fatihler, Halide Edip Adıvarlar…v.b olarak yetişmesine engel olmayınız.Yaptığınız işten hem siz zevk alacaksınız hem de öğrenciniz yaşarken öğrenecek.Tarihin gerçek kesitlerini gözler önüne sermeniz size ve öğrencilerinize tarifi imkansız olan tarih biliminin doyumsuz tatlarından birisini tatmanıza sebebiyet verecektir.Yanlış anlaşılmasın biz her zaman savaşmıyoruz.Bazen barışta müzakere ediyoruz.Bazen Lozan’a gidiyor,barışın tadını çıkartıyoruz.Bazen de Mondros’a gidip hatalardan ders alıyoruz .Tarih bilimi de zaten geçmişten ders alma değil miydi.Yoksa geleceğin yol haritasını nasıl çizeceğiz.Atatürk’ün emanet ettiği biz gençler bu cumhuriyete bu şekilde sahip çıkmazsak gençlerimiz başka yol haritaları peşinde koşuyor.Bir yokluktan var edilen bu Türk Devleti ve milletinin bugünlere nasıl geldiğini gösterebilmek gerekiyor.Dünü bilmeyenler bugünün ve şu bağımsızlığımızın kıymetini hiçbir zaman bilemeyecekler.Toplumsal tarih anlayışına göre tarih bilimimizi okul duvarlarının soğuk yüzünden alıp, laboratuar ortamına ve açık hava müzelerine taşımak lazım geliyor.Örneğin öğrencilerimize okulda böyle bir ortam sağlayamıyorsak onları “ANITKABİR’’in altındaki bütün geçmişimizi gözler önüne seren ve milli mücadelemizin bütünün gözler önüne serildiği bu tür bir ortama muhakkak götürmeliyiz.Yine bir başka açık hava laboratuarımız Çanakkale’dir.Öğrencilerimizin bu açık hava müzesini ziyaret etmesi tarihi gözden geçirmesine vesile olacaktır.İşte bu tür yerlerin küçük bir örneğini (İstanbul’daki MiniaTürk gibi ) okulumuz bünyesinde hazırlayabilirsek emin olun öğrencilerimizin tarih bilimine ve geçmişimize bakış açısını değiştirdiğimiz gibi, bundan başka bu yurda sahip çıkması gerektiği konusunda da önemli mesajlar verebileceğiz.Bu bağlamda okullarımızın fiziksel ortamlarıyla ilgili gerekli düzenleme ve çalışmalarında yapılması gerekmektedir.Ama her şeye rağmen önemli olan hadise milli mücadele kahramanlarımız gibi mermimiz yoksa süngümüz var, çarığımız yoksa kendi ayaklarımız var.Bütün milletlerin müdafaasının bittiği yerde Türkün taarruzu başlar.O halde küçük insanlar gibi bahaneler üretmek yerine , tarih laboratuarında gördüğümüz üzerine nasıl Türkler yoktan var oldularsa aynı tertip ve düzen içerisinde başarabiliriz.Biz tarihi en güzel şekilde nasıl öğretebilirimin peşindeyiz. Daha da ötesi tarihi soğuk ve anlaşılmaz bir bilim olmaktan çıkartıp, gerçek bir bilim kimliği kazandırma gayretindeyiz.Onun içinde Atatürk’ün biz Türk gençliğine emrettiği üzere Laboratuarlarda sabahlıyoruz.Darısı diğer tarih bilimcilerin başına.Tarih biliminin ışığında dünya ortamında tarih tadında mutlu yarınlarımız için el ele …

Demirhan YILMAZ

Tarih Bilim Uzmanı / Tarih Öğretmeni

FETHİYE / MUĞLA

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Telefon: 0530 5273273

etarih istatistik

Makale Görünüm Sayısı
26088794

Üye Kaydı ve Girişi

96 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi