Erol KÖMÜR

Celal Bayar Diyor ki

Celal Bayar Milli Eğitim MeseleleriÜçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın 2 Kasım 1950 Tarihli T.B.M.M. Açış Konuşmasında Değindiği Milli Eğitim Meseleleri:

İlk öğretim, maarif sistemimizin temelini teşkil eder. Bu itibarla üzerinde ehemmiyetle durulması lâzımgelir.
Herkesçe bilindiği gibi, aile ocağından sonra hayat ile temas, ilkokullarda başlar. Genç yavrularımızın, her şeyi benimsiyen taze zekâleriyle, en iyiyi ve en doğruyu, millî ve İnsanî bütün mânevi kıymetlere istinat eden bir terbiye sistemi içinde burada bulmaları iktiza eder.
Çocuklarımızı kalb huzuru ile ancak bu değerde bulunan müesseselere emanet edebiliriz.
Bütün bu işlerde Öğretmene dayandığımızı ve inandığımızı biliyoruz.
Evvel emirde bütün ilkokul öğretmenlerinin aynı ruh ve aynı seviyede bilgiye sahip olarak yetişmelerini sağlamalıyız.
Aranan vasıfta mürebbi yetiştirmek için «.Öğretmen Yetiştirme» teşkilâtımız geliştirilmeli; zaman zaman tadilâta uğrayan köy enstitüleri; elde edilen tecrübelere göre daha elverişli bir hale getirilmeli; ve bu arada kadın öğretmene olan ihtiyaç gözönünde tutulmalıdır. Son zamanlarda Millî Eğitim Bakanlığının bu istikamette yol almağa başladığım bilmekteyiz.
Bu cümleden olarak İstanbul’da, ders yılı başında bir «Öğretmen Yetiştirme» müessesesi kurulmuştur.
Şüphe yok ki: öğretmende, büyük vazife ve fedakârlık duygusu görmek isteriz. Bu hakkimizdir. Fakat Öğretmenin de bilmukabele aynı ölçüde hakları gözetilmelidir. Millî Eğitim Teşkilât Kanunu yenilenmeli, öğretmenlerin tâyin ve nakil işleri şahsı çalışmalara değer verecek surette ele alınmalı; liyakati sabit olacak ilkokul öğretmenlerine, öğretim kademelerinin en büyük derecesine kadar yükselebilmek hakkı tanınmalı; ve merkezden başlıyarak, vazife sahiplerinin salâhiyetleri ihtiyaca göre yeniden tesbit edilmelidir.
Buna ait kanun tasarısı bu sene içinde Yüksek Meclisinize takdim olunacaktır.
Üniversitelerimiz hakkında söyliyeceklerimi, hürmet ve tazimle, birinci Cumhurbaşkanının 1937 senesinde Kamutayı açış nutuklarından alıyorum.

Atatürk şöyle demişlerdi:
«Büyük dâvamız en medenî ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir.
Bu, yalnız kuru .atarında değil, düşüncelerinde temelli bir inkılâp yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik idealidir. Bu İdeali en kısa bir zamanda başarmak için, fikir ve hareketi, beraber yürünmek mecburiyetindeyiz. Bu teşebbüste, başarı, ancak töreli bir plânla ve en rasyonel tarzda çalışmakla mümkün olabilir.
İşaret ettiğim umdeleri Türk gençliğinin dimağında ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak üniversitelerimize ve yüksek okullarımıza düşen başlıca vazifedir.
Bunun için memleketi şimdilik üç büyük kültür bölgesi halinde mütalâa ederek garp bölgesi için İstanbul Üniversitesinde başlanmış olan ıslahat programını daha radikal bir tarzda tatbik ederek Cumhuriyete cidden modern bir üniversite kazandırmak.
Merkez bölgesi için, Ankara Üniversitesini az zamanda kurmak lâzımdır; ve Doğu bölgesi için Van Gölü sahillerinin en güzel bir yerinde her şubeden ilkokullariyle ve nihayet üniversitesiyle modern bir kültür şehri yaratmak yolunda şimdiden faaliyete geçmelidir. Bu hayırlı teşebbüsün, doğu vilâyetlerimiz gençliğine bahşedeceği feyiz, Cumhuriyet Hükümeti için ne mutlu bir eser olacaktır.»
Bugünkü iktidarın da, programına alarak kendisine mal ettiği bu görüş, bir mütalâa ilâvesine lüzum göstermiyecek kadar vazıhtır.
Vaktiyle, bu nutku mütaakıp Millî Eğitim Bakanı tarafından Van havalisinde tetkikata da girişilmişti.
Eğitim işlerinde diğer mahallere nispetle daha geri kalmış olan doğu bölgemizde böyle bir- irfan müessesesinin kurulması için -bütün müşkılât iktiham olunmalı ve önümüzdeki bütçe yılınca işe başlanmalıdır.
Üniversitelerimize gelince:
İstanbul Üniversitesine yardımda devam edilmeli; Ankara Üniversitesinin ikmaline çalışılmalıdır. Memleketin umumi sıhhat durumunun icab ettirdiği aded ve liyakatte doktor yetiştirmek için ayrıca Tıp Fakültelerimize imkân temin olunmalıdır.

 

etarih istatistik

Makale Görünüm Sayısı
26687651

70 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi