MEKTEP ÇOCUKLARI İÇİN SÜT

Ecdadımızın ifrat ile medh ettikleri bir çok edviye vardır ki terakkiyat-ı hazırası bunlara atf edilen ehemmiyeti hiçe indirdiği gibi nesilden nesile intikal edip bazı tedrisat ve muamelatın sıhhat ve hakikatini de bilakis te’bid ve tasvibden hali kalmaktadır.

Mesela, eskiden aileler içinde valideler tabibin fikir ve mütalaasını almağa lüzum görmeden yavrularına kendi kanaat ve içtihadlarıyla balık yağı verirlerdi. Filhakika, laboratuarlarda yapılan tecrübeler ve hastane serir-i paklarında tutulan müşahedelerle balık yağının tesirat-ı şifahanesi tahakkuk ettiğinden  bugün zayıf ve nahif etlaf ve eşhas için etıbba balık yağını tavsiye etmektedir.

Binlerce seneden beri beşerin gıdasına dahil olan süt için de aynı hal vakidir. Şu kadar ki sütün kıymet ve ehemmiyet-i gıdaiyesi ancak pek yakın bir zamanda keşf edilmiş ve bugün süt mükemmel bir gıda olmak üzere tanınmış olmaktan maada mektepli çocukların taamlarına ilaveten verildiği takdirde neşvünemalarını teshil ve temin edeceği de ilmen ve tecrübeten sabit olmuştur.

Londra’ya 17 kilometre baid mesafede, 500 çocuğun iyane ve iane edildiği bir numune kolonisinde dört sene üzere müretteb olarak 1921 senesi Kanun-u evvelinde başlayan mühim bir tecrübe yapılmıştır.

Muhtefi veya faal herhangi bir hastalığın mevcudiyeti ihtimaline imkan bırakmamak üzere evvel emirde çocuklar dikkatli bir muayeneye tabi tutulduktan sonra hal-i tabii ve zahirileri itibariyle birkaç kısma ayrılmış ve aynı yaşta ve mümkün oldukça aynı kısma mensub olan çocuk zümreleri muhtelif evlere verilmiştir.

Çocuklara bu koloni haricinde tatillerini geçirmeğe pek az fırsat bahş edilmiş ve içlerinden ekserisi aleddevam itida ve neşvünema nokta-i nazarından taht-ı müşahedede bulundurulmuştur.

1922 senesi Mart’ına kadar devam eden ilk birinci müşahedede tatbik olunan ….. tedabir-i gıdaiyenin kıymet-i … bilhassa matluba muvafık zuhur etmiştir.

Burada mevzuu bahs olan (rejim) protein, yağ (şehm-i hayvani ve nebati) ve huderat dökarbondan mürekkep olup her biri sıra ile 13, 18, 68 nispetleri dahilinde kaloriyi ihtiva etmektedir.

Mamafih çocuklara verilen yemeklerden ara sıra miktar-ı kafi alınarak tahlil edilmesi de usul ittihaz kılınmıştır.

Bu rejim ile beslenen 61 erkek çocuğun sıkletleri vüsta olarak 1 kilo 750 gram artmış ve boyları 4 santimetre, 5 milimetre büyümüştür.

Buna mukabil, bu rejime ilaveten her gün takim edilmiş yarım litre süt içen 41 çocuğun sıkletlerinde görülen tezayüdün senelik miktar-ı vüstası 3 kilo 150 grama ve neşvünemaları 6 santimetre ve 60 vasıl olmuştur.

Yine bunlardan ayrılan 23 çocuğun iki senelik tecrübey-i netayicesinde sıkletleri 6 kilo ve boyları 13 santimetre tezayüd ettiği görülmüştür.

Bu çocukların ahval-i umumiyesi ile zevahirinin diğer çocuklardan fark ve teşhis edilecek derecede bulunması şayan-ı kayıttır.

Proteini, şehm-i hayvani ve nebatiyi ve heydarat dökarbonu nispet-i kafiyede havi olan ve zahiren lüzum-u miktarda kaloriyi veren herhangi rejim veya tarzın berveche bala istihsal olunan neticeye nazaran natam ve gayr-ı mükemmel ad edilmesini bu tecrübe göstermiştir.

Mekteplilere rejimlerine ilaveten verilen süt, gıdalarındaki kalori miktarını mahsus bir nispette tezayüd etmekle beraber sair gıdaların ekserisinde evsafı hiç bulunmayan veya pek az nispette mevcud olan evsaf-ı hususiye maliktir.

Bundan maada agdiye ve maigülat çocuğun iştahasını kemiyeti ile memnun etmesi kafi olmayıp bunlarda ilmen henüz kıymetini tayin ve tespit edemediği bazı cevahir-i asliyenin bulunması elzemdir. Cevahir-i asliye namını verdiğimiz bu mevad ise sütün terkibine dahil olan  … ve sairdir, ki bir taraftan çocukların neşvünemalarını cihetten teshil ve diğer  cihetten sıhhat ve afiyetlerini en arm… olanların bile nazarını celb edecek bir dereceye isal ettiği görülmektedir.

Süt, çocukların sıhhatları üzerinde iyi bir tesir yaptığını kabul edenler olmamakla beraber tedkikata müsteniden verilen raporların mütalaası gösteriyor ki mutad yemeklerine süt ilave edilen çocuklar sair arkadaşları gibi mukaddem ve çalışkan olamıyorlar. Bunlar mektebin ele, avuca sığmayan afacanları kesiliyorlar.

Türkiye Hilal-i Ahmer Mecmuası  Tarih: 15 Şubat 1927

Transkript: Erol Kömür Tarih: 08.01.2014

Not: Orijinal evraktaki tahribattan dolayı okunamayan kısımlar … ile belirtilmiştir.

Reklamlar