Tarih Ders Kitaplarına Eleştiriler: Osmanlı Tarihinden Örnek

Tarih Öğretim Programları Özel İhtisas Komisyonları ile Lise Tarih Ders Kitabı yazar ve editörlerine ithaf olunmuştur

Tarih ders kitaplarına eleştirilerin varlığı tarih dersi ve tarih kitapları kadar eski olsa gerektir. Resmi – gayr-ı resmi tarih tartışmalarından, seninkini övüyor benimkini yeriyor çekişmelerine; bunu da abartmışlar canım mırıltılarından, burada biz neden yokuz? hayıflanmalarına… Gazetelerimizin manşetlerinden, köşelerine; miting meydanlarından meclis kürsüsüne bitmez bu tartışma… Herkesin bir diyeceği herkesin bir bildiği vardır tarih dersleri ve tarih dersi kitapları üzerine…

Fakat, bir de tarih öğretmenleri  ve tarih ders kitabı yazarlarının birbirlerini eleştirileri vardır ki: akademik eleştiriler ile gündelik-politik eleştirilerin arasında gider-gelirler. Gündem de akademi de bu eleştirilerden beslenir aslında… Resmi mevkiinden ötürü açıkça konuşamayan tarih öğretmenleri bir şekilde yansıtırlar medyaya fikirlerini; hayatı boyunca tarih dersinden çakmış muhabir oluverir tarih uzmanı, öğretmenimizin paylaşımları ile… Ya da, aranızda çay, çorba, limon sohbeti sırasında paylaştığınız eleştiriler bir akademisyenimizin makalesi ya da tebliği oluvermiş görürsünüz…

Bir de; iktidar dönüşümlerinde, Maarif Nezareti-Vekaleti-Bakanlarının görev değişikliğinde ya da Talim Terbiye Kurulları’nın ve müfredatın (öğretim programları) değişiminde yaşanan değişiklikler vardır ki: Genellikle daha resmi ve ciddi tonlama ile yapılır. Devlette süreklilik esasınca; önce geçmiş çalışmalar övülür, ardından da aslında şu eksikleri vardı onun için yenilemek lazımdı! bağlaması ile yeni ders kitabının yayınına zemin hazırlanır. En edepli  ve değişimin doğasından ötürü kaçınılmaz olanı da bu şekilde olanıdır :-)

                Aşağıda; Devlet-i Osmaniye Tarihi ders kitabının yenilenmesinden ötürü yeni tarih ders kitabının müellifi, muallim ve müverrih Ali Seydi tarafından yazılan Mukaddime (Önsöz)yi paylaşıyoruz. Mekteb-i İdadi şakirdanına mahsus hazırlanan resimli ve haritalı bu kitap Tarih-i Osmani Encümeni’nin ilk reisi Abdurrahman Şeref Bey’in Devlet-i Osmaniye Tarihi kitabının yerine yeni ders kitabı olarak okutulmuş. Abdurrahman Şeref Bey ki sadece Tarih-i Osmani Encümeni reisi değil, Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) müdürlüğü yapmış, vaka’nüvislik, şuray-ı devlet reisliği, ticaret ve ziraat nazırlıkları, evkaf ve maarif nazırlıkları yapmış, II. dönem T.B.M.M. de İstanbul vekilliği ve T.B.M.M. başkanlığı yapmış son tarihçilerimizin içindeki en ilginç simalardan biridir. Bu kariyer ve karizmanın telif etmiş olduğu bir ders kitabının yerine yeni bir tarih dersi kitabı üstelik Devleti Aliye-i Osmaniye’nin ders kitabını yazıp Maarif Nezareti’ne kabul ettirmek ne kadar meşakketli bir iş siz düşünüverin. Yeni bir ders kitabı fikrini hayata geçirmek için ya Abdurrahman Şeref Bey’den daha güçlü bir politik karizmaya ya bir asır beklemeye  ya da ikna kabiliyeti çok yüksek gerekçelere ihtiyaç vardır. Fakat tarih öğretmeni Ali Seydi bunu başarmış. Hangi yöntemle başardığını bilemiyoruz. “Mukaddime”nin satır aralarında kullandığı yönteme dair ipuçlarının bulunduğunu düşünüyorum. Tarih öğretmenlerimizim ve tarih eğitimcilerimizin Osmanlı Türkçesine aşinalığı malumumuz olduğundan metinde sadeleştirme yerine orjinalini muhafaza yolu tercih edilmiş ve sadece transkript edilmiştir. 1329 Dersaadet-Kanaat Matbaası basımı kitabın “Mukkadime” bölümü aşağıdaki gibidir:

MUKADDİME

Maksadım kimseye itab[1] değil hitabdır. Hitabım ise tarih mütehassıslarına[2] değil mektep talebe muallim ve muallimelerinedir. Binaenaley: şunu söylemek isterim ki: Gerek devr-i sabıkda[3], gerek devr-i lahıkda[4] – klasik olmak, mekatib-i taliyede[5] okunmak üzere – yazılan asar-ı tarihiye meyanında Abdurrahman Şeref Beyin “Tarih-i Devlet-i Osmaniye”sinden daha mükemmel, daha muvafığı yoktur. Ancak hengam-ı istibdatta[6] Mekatib-i Mülkiye’nin müntehi sınıfı[7] için tahrir ve temsil ve o zamanın Maarif Nezareti’nce[8] -  Rızay-ı Alî’ye[9] tevfikan – birçok yerleri mahv ve tadil edilmiş olan bu eserin Evvela:

                Gerek hacmen, gerek usluben bugünkü mekatib-i taliye programına muvafık olmaması.

Saniyen:

                Resimsiz, haritasız bulunması itibarıyla bittabi mekatib-i meşrutide[10] tedris edilemez.

Vaki’an bidayet-i inkılabdan[11] beri tarihe müteallik olarak pek çok asar-ı cedide[12] ve nefise saha-i matbuatı[13] tezyin etmiş ise de bunlar bu babdaki maksadı temin edemezler.

Binaen aleyh: Mekatib-i taliye şakirdanının sai üstadlarına[14] göre yeni bir Tarih-i Osmaniye ihtiyaç görülmesine mebni şu eseri telife mecbur oldum ve icab eden mahallerine resimler, haritalar, krokiler derc etmekle beraber sırf muallimlere mahsus bulunmak ve fazla ve dakik malumat  ve muhakematı şamil olmak üzere her sahifenin altına haşiyeler[15], notlar da ilave eyledim ki bunlardan indelhace[16] şakirdanın en zeki kısmı da istifade edebilir.

                Hele tekmilelerin[17] talebeye asla şumulü olmamalıdır. Bunlar icab ettikçe muallimler tarafından takriren ve şifahen şakirdana anlatılıp imtihanlarda programa idhal edilmemelidir.

                Hitame-i makal[18] olarak şurasını da arz edeyim ki tafsilat ve hacim itibarıyla küçük gibi görünen bu eser mehamm-ı hakaik[19] ve vesaik[20] itibarıyla pek zengin olduğundan programa muvafık eser yazacaklar için bir mehaz[21] olabilir.

Mirgün: 1 Mart sene 1328

Ali Seydi

[1] itab: Rencide etmek

[2] mütehassıs: uzman

[3] devr-i sabık: önceki hükümet dönemi

[4] devr-i lahık: şimdiki hükümet dönemi

[5] mekatib-i taliye: ortaöğretim okulları

[6] hengam-ı istibdad: Sultan II. Abdülahimd döneminde yaşananlar

[7] müntehi sınıfı: son sınıf

[8] Maarif Nezareti: Osmanlı Devleti’nde Eğitim Bakanlığı

[9] Rızay-ı Ali: Sultan II. Abdülhamid’in rızasını kasten…

[10] mekatib-i meşruti: Meşrutiyet dönemi okulları

[11] bidayet-i inkılab: 31 Mart olayı

[12] asar-ı cedide: yeni eserler

[13] saha-i matbuat: yayın dünyası

[14] sai üstadlar: tarih öğretmenleri kastedilmiş.

[15] haşiye: açıklamalı dipnot

[16] indelhace: ihtiyaca göre

[17] tekmile: Eksikleri tamamlamak için sonradan yapılan şey, ek. İlâve.

[18] hitame-i makal: son söz

[19] mehamm-ı hakaik: önemli gerçekler

[20] vesaik: belgeler

[21] mehaz: kaynak

Reklamlar