Modern Harp Doktrininde Algoritmik Savaş: Project Maven ve Venezuela Operasyonları Örneği

Operasyonel Analiz ve Veri İşleme

Project Maven, resmi adıyla Algoritmik Savaş Görev Gücü (AWTF), Pentagon’un ham veriyi eyleme geçirilebilir istihbarata dönüştürme kapasitesinde bir paradigma değişimini temsil etmektedir. Venezuela bağlamında bu sistem, Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) için sadece bir veri işleme aracı değil, aynı zamanda bölgedeki hibrit tehditlere karşı bir erken uyarı sistemi olarak işlev görmüştür. Sistemin temel başarısı, “bilgisayarlı görü” (computer vision) yeteneklerini, derin öğrenme algoritmalarıyla birleştirerek insan analistlerin bilişsel sınırlarını aşmasında yatmaktadır. 2025 yılındaki Karayipler operasyonlarında, Maven’ın bulut tabanlı mimarisi, bölgedeki MQ-9 Reaper İHA’larından ve ticari uydu takımlarından gelen terabaytlarca ham piksel verisini eş zamanlı olarak işlemiştir.

Sistemin teknik katmanında, nesne sınıflandırma algoritmaları (object classification) hayati bir rol oynamaktadır. Maven, Venezuela kıyı şeridindeki bir balıkçı teknesi ile uyuşturucu veya silah kaçakçılığı için modifiye edilmiş bir “Go-Fast” teknesi arasındaki mikroskobik yapısal farkları ayırt edebilmektedir. Bu süreçte kullanılan “Anormallik Tespiti” (Anomaly Detection), bölgedeki tarihsel trafik verilerini baz alarak, normal rotasından sapan veya radarda alışılmadık hız değerleri gösteren unsurları otomatik olarak kırmızı alarm seviyesine taşır. Bu, insan analistlerin binlerce saatlik video kaydını izleme zorunluluğunu ortadan kaldırarak, personelin sadece “yüksek öncelikli” hedeflere odaklanmasını sağlamıştır.

Ayrıca, Maven’ın Venezuela operasyonundaki başarısı, sensör füzyonu (sensor fusion) yeteneği ile doğrudan ilişkilidir. Sistem, görsel verileri sadece bir resim olarak değil, aynı zamanda bölgedeki AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sinyalleri ve radyo frekans emisyonları ile çakıştırarak analiz eder. Eğer bir gemi görsel olarak mevcutsa ancak AIS sinyali kapalıysa (dark vessel), Maven bunu anında bir güvenlik tehdidi olarak kodlar. Bu düzeyde bir veri entegrasyonu, Venezuela ordusunun asimetrik taktiklerini büyük ölçüde etkisiz hale getirmiş, ABD donanmasına bölgede mutlak bir durumsal farkındalık (situational awareness) sağlamıştır. Bu süreç, askeri literatürde verinin bir silahtan daha etkili olduğu “algoritmik üstünlük” çağının somut bir örneğidir.

“Kill Chain” Sürecinin Kısalması ve Karar Üstünlüğü

Askeri stratejide “Kill Chain” (İmha Zinciri) veya F2T2EA (Find, Fix, Track, Target, Engage, Assess) döngüsü, bir tehdidin bertaraf edilme hızını belirler. Project Maven’ın Eylül 2025 operasyonlarındaki en çarpıcı etkisi, bu döngünün süresini saatlerden dakikalara, hatta bazı durumlarda saniyelere indirmesidir. Venezuela gibi karmaşık coğrafyalarda, özellikle ormanlık alanlar ve yoğun kıyı trafiği, geleneksel hedefleme süreçlerini yavaşlatan unsurlardır. Ancak Maven, “bulut bilişim” ve “uç nokta yapay zekası” (edge AI) kullanarak, veriyi merkez karargaha göndermeden doğrudan İHA üzerinde işlemeye başlamıştır.

project maven, maven projesi

Bu hızlanma, “Karar Üstünlüğü” (Decision Superiority) kavramını yeniden tanımlamıştır. Operasyon sırasında, yapay zeka tarafından sağlanan gerçek zamanlı olasılık hesaplamaları, komutanlara “hedefin sivil olma ihtimali”, “ikincil hasar riski” ve “vuruş başarı oranı” gibi kritik metrikleri anlık olarak sunmuştur. Örneğin, Eylül 2025’teki uyuşturucu gemisi operasyonunda, geminin rotası ve hızı üzerindeki değişimler Maven tarafından milisaniyeler içinde analiz edilmiş ve geminin karasularına girmeden önce durdurulması için en uygun müdahale penceresi belirlenmiştir. Bu durum, insan karar vericinin üzerindeki bilişsel yükü azaltarak, stratejik hataların önüne geçilmesine yardımcı olmuştur.

Bununla birlikte, bu hızın getirdiği riskler de akademik ve askeri çevrelerde yoğun bir tartışma konusudur. “Otonomlaşan Hedefleme” süreçleri, savaş alanındaki ahlaki ve hukuki sorumluluk çizgilerini bulanıklaştırmaktadır. Eğer bir algoritma, bir hedefi %99 güvenle “askeri unsur” olarak işaretlerse ve komutan bu veriye dayanarak ateş emri verirse, ancak sonuç bir sivil kaybı olursa, sorumlu algoritma yazılımcısı mı, veri seti mi yoksa onay veren komutan mıdır? Venezuela operasyonları, bu “etik darboğazın” en belirgin şekilde yaşandığı saha olmuştur. Pentagon’un 2025 raporları, Maven’ın operasyonel hızı artırırken aynı zamanda “pozitif kimlik tespiti” (PID) standartlarını da yükselttiğini savunsa da, sahadaki hızlı karar alma baskısının uluslararası hukuk normları üzerindeki baskısı devam etmektedir.

Bilgi Savaşı ve Dezenformasyon Tartışmaları

Modern harp sadece kinetik vuruşlarla değil, aynı zamanda zihinlerde kazanılan veya kaybedilen bir mücadeledir. Venezuela operasyonlarında Project Maven ve türevi yapay zeka teknolojileri, fiziksel sahadan çok daha karmaşık olan “bilgi ortamında” (Information Environment) merkezi bir rol oynamıştır. Ocak 2026 itibarıyla Maduro yönetimi, ABD’nin yapay zekayı kullanarak “sentetik gerçeklikler” yarattığını ve bu yolla bir darbe zemini hazırladığını iddia etmiştir. Bu başlık altında incelenen “Derin Sahte” (Deepfake) ve “Üretken Yapay Zeka” (Generative AI) araçları, psikolojik harp doktrininin en etkili silahları haline gelmiştir.

ABD’nin bölgedeki stratejisi, sadece askeri baskı kurmak değil, aynı zamanda Venezuela içindeki kamuoyu desteğini yönetmektir. Yapay zeka destekli bot ağları ve içerik üretim algoritmaları, sosyal medya platformlarında Maduro yönetiminin başarısızlıklarını vurgulayan ve ABD müdahalesini meşrulaştıran anlatıları hiper-kişiselleştirilmiş reklamlarla yaymıştır. Venezuela hükümetinin iddiasına göre, Eylül 2025’te paylaşılan bazı operasyon videoları, aslında Maven tarafından toplanan gerçek verilerin, Hollywood düzeyinde görsel efekt üreten yapay zeka araçlarıyla (Sora veya benzeri halefleri gibi) harmanlanarak servis edilmiş halidir. Bu durum, “gerçeğin ölümü” (post-truth) çağında, askeri bir operasyonun başarısının halkın o operasyonun gerçekliğine inanıp inanmamasıyla ölçüldüğü yeni bir dönemi başlatmıştır.

Generative AI
Sentetik Gerçeklikler

Bu teknolojik üstünlük, Venezuela gibi devletlerin karşı savunma mekanizmalarını da değiştirmesine neden olmuştur. Caracas yönetimi, kendi “Yapay Zeka Savunma Birimi”ni kurarak, gelen görüntülerin manipüle edilip edilmediğini analiz eden karşı-algoritmalar geliştirmeye çalışmıştır. Ancak ABD’nin bu alandaki devasa AR-GE bütçesi ve veri seti üstünlüğü, asimetrik bir uçurum yaratmaktadır. Bilgi savaşları perspektifinden bakıldığında, Project Maven’ın ürettiği istihbaratın halkla paylaşılma biçimi, operasyonun kendisi kadar stratejik bir silahtır. Bu durum, yapay zekanın sadece bir hedefleme aracı değil, aynı zamanda bir “anlatı mimarı” (narrative architect) olduğunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak, Venezuela operasyonları, yapay zekanın fiziksel imha gücü ile algı yönetimi gücünün nasıl kusursuz bir şekilde entegre edilebileceğinin küresel bir laboratuvarı olmuştur.

eTarih Moderatörü


Kaynaklar

  • Defense Advanced Research Projects Agency (DARPA). (2025). Architectural frameworks for autonomous targeting: Lessons from Project Maven. Arlington, VA.
  • Department of Defense. (2025). The evolution of Project Maven: Integrating machine learning into COCOM operations. Washington, DC: Government Printing Office.
  • González, R., & Smith, J. (2026). Digital sovereignty in the age of AI: Venezuela’s response to algorithmic intervention. Journal of Latin American Security Studies, 14(1), 45-68.
  • Military Review. (2025). Decision superiority and the 2025 Caribbean campaign. Army University Press.
  • Reuters. (2026, January 3). Deepfakes in the Caribbean: How AI-generated content is reshaping geopolitical narratives.
  • SOUTHCOM Strategic Communications. (2025). Fact sheet: Maritime security and technology integration in the Caribbean basin.
  • The New York Times. (2025, December 20). Algorithms of War: Inside the Pentagon’s AI project that tracked Venezuela’s ‘Dark Fleet’.

Modern Harp Doktrininde Algoritmik Savaş: Project Maven ve Venezuela Operasyonları Örneği
Başa dön