ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT

Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat

Türk Tarihinin Dönüm Noktasına Tanıklık

Ruşen Eşref Ünaydın’ın kaleminden çıkan bu ölümsüz eser, Türk yayıncılık ve siyasi tarihinde bir “milat” niteliği taşımaktadır. İlk kez 1918 yılında Yeni Mecmua’nın Çanakkale özel nüshasında tefrika edilen ve 1930 yılında kitaplaştırılan bu mülâkat, Mustafa Kemal Atatürk’ü askerî dehası, insani yönü ve kararlı duruşuyla Türk ve dünya kamuoyuna tanıtan ilk eserdir.

Bu kitapta;  1918 (Osmanlıca) baskı dergi röportajının tamamı ve 1930 baskı yeni alfabe ile basılı ilk kitabı birarada bulacaksınız. Osmanlıca okumayı bilen araştırmacılar için birinci el belge niteliği taşıyan bölüm röportaj (mülakat) olarak ilk kez Çanakkale Zaferi’nin 3. Yıldönümünde savaşın diğer tanıklarının röportajları ile birlikte yayımlanmıştır. 1930 baskısı kitap halinde yayımlanan bu röportaj alfabenin kabulünden henüz bir yıl sonra basıldığı için bazı sözcüklerin imlası ve telaffuzu günümüzdeki yazılışlarından farklıdır. Eserin orjinaline müdahelede bulunup aslına zarar vermeme adına herhangi bir düzeltme yapılmamıştır. Mülakatın genelinde sade anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Günümüzde de anlaşılabilir bir metin olma özelliğini korumaktadır.
Araştırmacıların detay incelemesini kolaylaştırmak için eser OCR tekniği ile arama yapılabilir metin formatına dönüştürülmüştür.

Çalışma bu haliyle araştırmacılar ve ilgilisi okurlar için daha sonraki yıllarda sadeleştirme adı altında yapılan değişikliklerle ortaya çıkabilecek anlam kayıplarına karşı eserin bizzat döneminde yayımlandığı orijinal haline ulaşma imkanı sağlamaktadır.

Osmanlıca nüshada mülakatta adı geçen fakat yayımda yer almayan harita ve krokilere 1930 kitap baskısında ek olarak yer verildiği anlaşılmaktadır.

Kitabın Öne Çıkan Özellikleri:

Türk tarihinin en önemli tanıklıklarından biri olan bu eser, yalnızca Çanakkale Savaşı’nı anlatan bir hatırat değil; aynı zamanda dönemin olaylarını birinci elden aktaran güvenilir bir tarih belgesidir. Mustafa Kemal’in savaş sırasında aldığı kararları, cephede karşılaşılan güçlükleri ve muharebenin seyrini doğrudan kendi anlatımıyla aktarması, esere güçlü bir belgesel değer kazandırır. Bu yönüyle kitap, savaşın yalnızca destansı ve duygusal yönünü değil; askeri stratejileri, cephe şartlarını, komuta kararlarını ve muharebelerin gelişimini de ayrıntılarıyla ortaya koyar. Okuyucu, anlatılan olayları bir tarihçinin yorumundan değil, bizzat o mücadeleyi yöneten komutanın tanıklığından öğrenme imkânı bulur. Bu nedenle eser, Çanakkale cephesinin nasıl savunulduğunu, hangi şartlar altında kararlar alındığını ve savaşın kritik anlarının nasıl şekillendiğini anlamak isteyenler için büyük önem taşır. Böylece kitap, yalnızca tarih meraklılarına hitap eden bir anlatı olmaktan çıkar; araştırmacılar, öğrenciler ve Çanakkale Savaşı’nın gerçek yüzünü öğrenmek isteyen herkes için güvenilir ve temel bir başvuru kaynağı niteliği kazanır.

  • Tarihi Bir Belge: Ruşen Eşref, henüz Anafartalar Kahramanı olarak bilinen Miralay Mustafa Kemal Bey ile Akaretler’deki evinde günlerce süren görüşmeler yapmış; Çanakkale’nin o “ateşten cehennemini” bizzat harekatın kalbindeki isimden dinlemiştir.
  • Stratejik Deha ve “Süngü Tak” Emri: Kitapta, 19. Fırka Komutanı Mustafa Kemal’in Arıburnu ve Conkbayırı’ndaki kritik müdahaleleri, cephanesi biten askere verdiği meşhur “Süngünüz var, yere yatın!” emri ve muharebenin kaderini değiştiren o “kazanılan anlar” ilk ağızdan, tüm çıplaklığıyla anlatılmaktadır.
  • Mustafa Kemal’in Portresi: Eser, sadece askerî bir rapor değil, aynı zamanda Mustafa Kemal’in çalışma odasından okuduğu Fransızca kitaplara, tesbihinden sigara paketine kadar şahsi portresini çizen edebi bir röportajdır.
  • Bir Milletin Dirilişi: Ruşen Eşref, bu mülâkatı sadece bir hatıra olarak değil, “uzun ve çetin bir müdafaanın ve usanmayan şuurlu bir iradenin safhaları” olarak nitelendirerek gelecek nesillere bir milli gurur vesikası olarak miras bırakmıştır.

Neden Okunmalı? Çanakkale Zaferi’nin nasıl kazanıldığını, bir milletin kaderinin tek bir anlık kararlarla nasıl değiştiğini ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun tarih sahnesine ilk büyük adımını nasıl attığını anlamak için başvurulacak en temel ve en samimi kaynaktır.

1. Başlarken (Önsöz)

Bu bölüm, Ruşen Eşref’in mülâkatı gerçekleştirmeden 12 yıl sonra (1930 basımı için) kaleme aldığı bir giriş niteliğindedir. Yazar, Mustafa Kemal’i Türk nesillerine tanıtmanın milli bir gurur olduğunu vurgular. Çanakkale muzafferiyetini, vatan kurtarıp yeni bir devlet kuran “Büyük Adam”ın eserinin “şanlı bir başlangıcı” (dibaçesi) olarak tanımlar.

2. Birinci Safha: Hazırlık ve Arıburnu Çıkarması

Mülâkatın başlangıcını ve 1915’in ilk aylarındaki gelişmeleri kapsayan en hacimli kısımdır.

  • Mülâkatın Atmosferi: Ruşen Eşref, Mustafa Kemal Paşa’yı Akaretler’deki evinde, çalışma masasında “Rambranvari” (Rembrandt tarzı) bir tabloyu andıran gölgeli ve vakur simasıyla tasvir eder. Paşa’nın odasında Balzac, Maupassant gibi yazarların eserlerinin bulunması, onun entelektüel yönünü ortaya koyar.
  • Maydos ve 18 Mart: Mustafa Kemal’in Tekirdağ’da 19. Fırka’yı kuruşu ve Çanakkale sahilinin korunmasıyla görevlendirilişi anlatılır. Paşa, düşmanın Seddülbahir ve Kabatepe’den çıkacağını daha o zamandan öngördüğünü belirtir. 18 Mart deniz savaşındaki gözlemlerini aktarır.
  • 25 Nisan (12 Nisan Rumi) Sabahı: Arıburnu’na düşman askeri çıktığında, Mustafa Kemal’in kimseden emir beklemeden, inisiyatif alarak 57. Alay’ı harekete geçirmesi bu bölümün zirve noktasıdır.
  • “Süngü Tak” Emri ve Conkbayırı: 261 rakımlı tepede cephanesi bittiği için kaçan askerlerin önüne geçip, “Cephaneniz yoksa süngünüz var!” diyerek onları yere yatırdığı o tarihi an anlatılır. Paşa, “Kazandığımız an bu andır,” diyerek bu anın savaşın kaderini nasıl değiştirdiğini açıklar.
  • “Ölmeyi Emrediyorum”: Paşa’nın askerlerine verdiği ünlü “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözü bu safhada yer alır.

3. İkinci Safha: Cephe Savaşları ve Siper Mücadeleleri

25 Nisan’dan sonraki günlerde cephenin oturması ve karşılıklı siper savaşlarının başlamasını konu alır.

  • 13-14 Nisan (26-27 Nisan) Muharebeleri: Düşmanın takviye kuvvetlerle yaptığı saldırılara karşı Türk askerinin sebatı ve karşı taarruzlar detaylandırılır.
  • Teslim Olma Girişimleri: Kanlısırt ve Kırmızısırt’ta düşmanın ricat edişi ve beyaz mendil sallayarak teslim olmak isteyen düşman birliklerinin bizzat Paşa tarafından Kemalyeri’nden izlenmesi anlatılır.
  • Kemalyeri: Mustafa Kemal’in savaşı idare ettiği merkezin nasıl “Kemalyeri” adını aldığına dair notlar paylaşılır.

4. Üçüncü Safha: Anafartalar Grup Komutanlığı

Ağustos ayındaki büyük düşman taarruzu ve Mustafa Kemal’in Anafartalar Grup Komutanlığına atanarak kazandığı büyük zaferleri içeren kısımdır.

  • Kritik Atama: Cephede durumun tehlikeye girmesi üzerine tüm kuvvetlerin komutasını üstlenmesi.
  • 10 Ağustos Conkbayırı Taarruzu: Düşmanın denizden ve karadan yaptığı şiddetli saldırılara rağmen, bizzat ateş hattına girerek yönettiği süngü taarruzu ile düşmanın denize dökülüşü anlatılır.
  • Şarapnel ve Saat Mucizesi: Paşa’nın göğsüne isabet eden bir şarapnel parçasından cebindeki saati sayesinde kurtulması hatırası bu bölümde yer bulur.

5. Ekler

Mülâkatın bitişi, Ruşen Eşref’in veda notları ve eserin sonuna eklenen tarihi belgeleri içerir.

Erol KÖMÜR

İstanbul – 2026

ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT
Mustafa Kemal Atatürk, Ruşen Eşref Ünaydın, Anfartalar, Çanakkale
Başa dön